| |
İç
Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümü’nde Kırşehir İli’ne bağlı bir ilçe
olan Kaman, doğusunda Akpınar ve Kırşehir, batısında Bala, güneyinde
Şereflikoçhisar, kuzeyinde ise Keskin ve Akpınar ilçeleri ile çevrilidir.
Kırşehir’in kuzeybatısında yer alan ilçe toprakları engebeli ve yüksek platolar
halindedir. Kırşehir ile kaman arasındaki Baran Dağı (1.701 m.) ilçenin doğu ve
güneydoğusunu engebelendirmektedir. Baran sıra dağları üzerinde Ali Üllez Dağı
(1.528 m.), Topakkaya Dağı (1.300 m.) ve Buzlu (1.609 m.) Dağı yer almaktadır.
En büyük akarsuyu Kızılırmak olup, Büyükdere, Kılıçözü ve Kırşehir Çayı ilçe
topraklarını sulamaktadır. Kaman’da doğal göl bulunmamakta, yalnızca elektrik
üretimi ve sulama amaçlı Hirfanlı Baraj Gölü’nden yararlanılmaktadır.
Kırşehir’e 52 km. uzaklıktadır. Denizden yüksekliği ortalama 1.075 m. olan
ilçenin yüzölçümü 1.365 km2 olup, toplam nüfusu 64.415’tir.

Kaman’a 8 km. uzaklıktaki Çağırkan Kasabası sınırları içindeki Kalehöyük’de 1986
yılından buyana Kültür Bakanlığı ile Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi adına
Japonlar tarafından yapılan kazılarda ele geçen eserlerden, Kaman ve yöresinin
MÖ. 3000 yılarına giden bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda
MÖ.3000 yıllarında Hititler buraya yerleşmişlerdir. Eski Hitit ve Geç Hitit
dönemlerinden sonra, yine Eski ve Geç Frig Dönemi’nin yörede yoğunlaştığı
arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır. M.Ö. 550’de
Anadolu’nun tümüyle birlikte Kırşehir ve yöresi de Pers egemenliğine girmiştir.
Kırşehir’de bu döneme ait önemli yerleşim kalıntı ve buluntularına
rastlanmamasına rağmen, Kaman Kale Höyük kazısından Pers Dönemine ait mühürler
bulunmuştur. Antik Çağda burada Zama isimli bir yerleşim yeri olduğu
kaynaklardan öğrenilmektedir.

M.Ö.
333 yılında kurulan Kapadokya Krallığı döneminde otorite yetersizliği yüzünden
Kırşehir ve yöresi yoğun baskı görmüştür. M.S. 18’de Roma İmparatoru Tiberius
Kapadokya’yı resmen Roma’ya katarak eyalet durumuna getirmiştir. Roma döneminde
Kırşehir yöresi putperestliğin yanı sıra Hıristiyanlığın da hızla yayılmıştır.
Kaman yöresinde Bizans dönemine ait yapı kalıntıları ile Ömerhacılı Kalesinin
kalıntıları bulunmaktadır. Bu da yörede bir Bizans yerleşimi olduğuna işaret
etmektedir.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Oğuz boylarından bazı topluluklar Kaman’ın
bulunduğu yere yerleşmişlerdir. Nitekim günümüzde Kaman’daki bazı köy isimleri
Oğuzlar ile olan yakın ilişkiyi göstermektedir. XII.yüzyılda kısa bir süre
Danişmentlilerin eline geçen yöreye yeniden Selçuklular hakim olmuştur.
Moğolların Kösedağ Savaşı’ndan (1243) sonra, Anadolu’yu istila ettiği dönemde
Kırşehir’den konaklama yeri olarak yararlanılmıştır. Memluk Sultanı Baybars
1277’de Anadolu’ya gelerek Elbistan’da Moğolları yenilgiye uğratmış, Selçuklu
ordusunun bir bölümü bu savaş sırasında Memluklulara katılmıştır.

Kırşehir
ve yöresi 1365’de Eretna Beyliği’nin hakimiyetine girmiştir. Timur’un Ankara
Savaşı’nda (1402) Yıldırım Beyazıt’ı yenmesi üzerine Karamanoğullarına verilen
Kırşehir ve yöresi , II. Murat döneminde (1402-1451) kesin olarak Osmanlı
topraklarına dahil olmuştur.
Kaman 1913 yılında bucak merkezi iken, 1944 yılında ilçe olmuştur. 1954 yılında
Kırşehir’in ilçe haline dönüştürülmesi sonucu, Ankara’ya bağlanmış, Kırşehir’in
yeniden il statüsü kazanması ile ilçe olarak tekrar Kırşehir’e bağlanmıştır.
İlçeden günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;
Ömerhacılı Kale Kalıntıları ve Temirli Kilisesi bulunmaktadır. Ayrıca ilçede
Hirfanlı Baraj ve Gölü bulunmaktadır. |
|